16 Eylül 2017 Cumartesi

İlk Adım...

ruyada hıssetme,yabancılasma



Artık canıma taketmiş bir şekilde başka bir doktorun yolunu tutumuştum. Yine aynı lafları duyacağımdan emin, ümitsiz bir şekilde de olsa gitmeye karar vermiştim. Artık bitsin bu kabus istiyordum. Kapıdan içeriye girdiğimde beni gülen bir yüz karşılamıştı. Kafasını bilgisayardan kaldırmadan '' evet dinliyorum '' diyen doktorlardan farklı bir şekilde ''Evet Merve Hanım sizi buraya getiren şey nedir ? Neden bizi ziyaret ettiniz ? '' diyerek sıcak bir giriş yaptı. Gerginliğim geçmişti ama her zamanki gibi gözyaşlarıma engel olamadan anlatmaya başladım. Hissetmiyorum DR. Bey yokum sanki... diyerek anlatmaya başladım. Kafasını arada bir anladığını belli edip onaylayarak lafımı bitirmemi bekledi ve yaşadığım şeyin Depersonalizasyon ve Derealizasyon olduğunu anlattı. ''Ben bunu zaten biliyorum bana farklı bir şey söyleyin beynime bir şey olup olmadığını bilmek istiyorum iyi olup olmayacağımı... Bu hale nasıl geldiğimi bilmek istiyorum...'' Gülümseyerek '' Nasıl bu hale geldiğinizi siz söyleyeceksiniz ''dedi.   Nasıl yani anlayamamıştım... Son zamanlarda kötü olaylar yaşayıp yaşamadığımı sordu ve ben de her şeyi anlattım. Yaşadıklarımı , babamın kaybını vs. Ve anlatmaya başladı : ''Depersonalizasyon ve Derealizasyon keni başına bir hastalık değildir. Yaşanılan ağır stresin yada travmanın sonucunda beynin stres limitini aşıp artık taşıyamayacağını anladığında bir kaçış yolu olarak kendini soyutlamasıdır. Sizin ben yokum demeniz beyninizin ''benim bu olanlardan ilgim yok seni tanımam etmem'' demesidir. O kadar yorulmuştur ki tüm algılarını kapatmıştır. Algılar kapanınca siz de artık hiç bir şey hissedemez oldunuz. Stres geçince ve her şey normalleşince tehlikenin geçtiğini anlayınca tekrar eski haline dönecektir... Bu konuşmadan sonra hüngür hüngür ağlamaya başladım. O kadar içime su serpildi ki iyi olacağıma inanmıştım. Demek beynime bir şey olmamamıştı. Evet çok zor günler yaşamıştım beynim o kadar yorulmuştu ki çalışmayı bırakıp yatışa geçmişti. Tüm duyularını kapatmıştı sırf olaydan uzaklaşmak için. Ondan okuduğumu yada konuşanları anlamıyor ve konuşamıyordum. Bulanık ve flu görmemin sebebi de zarar görmemek adına bi perdenin arkasına saklanma gereksinimi duymasıymış hani bir perde var gözümde sanki her şey sisli diyoruz ya kendine bir güvenli alan oluşturmuş tehlikeden kaçmak için. Bak sen keratayaaa.... Peki aklıma bir soru takılmıştı.: Beni bu olanlardan korumak adına bi mekanizma geliştirmişti ama ben şu anda daha çok zarar görüyordum!!! Evet beyin bir mekanizma oluşturmuştu ancak yanlış bir mekanizma oluşturmuştu. Aslinda Depersonalizasyon olduğuma sevinmeliymişim yoksa başka sorunlara yol açabilirmiş; ağır stres sonucu sedef, kanser hastası olanların sayısı da çok az değilmiş. Depersonalizasyon Stresin en son noktasıymış, bunun bir tık ötesi de akıl hastalığıymış. Yani dep. olmasam deli olabilir mişim:)) 




               Bu görüşme aklımda ki çok soruya cevap olmuştu. Artık hastalığımı biliyordum , neden olduğunu da... Şizofren olmayacaktım :) Madem stresten sonra oldu, demek ki benim stresten uzak durmam lazımdı. Ona tehlinenin geçtiğini, artık kaçacak bir şey olmadığını göstermem lazımdı. İlacımın dozunun yetrsiz olduğunu söyleyerek dozu biraz azaltmış ve yanına uyuyamadığım için bir de uyku veren bir sakinleştirici yazmıştı. Ama asıl tedavinin stresten uzak olmak gerektiğini ve sorunlarımı çözmek için en uygunu psikoterapiye başlamam gerektiğini anlatmıştı. Doktora teşekkür ederek oradan ayrıldım. Umutluydum. Kafamda bir şeyler aydınlanmıştı. İlaçlarımı da alıp eve gittim ve hemen iyi bir terapist araştırmaya koyuldum. Artık iyileşmem için her şeyi yapmaya hazırdım. İyi bir terapist bulup randevumu da aldıktan sonra ilaçlarımı aldım ve güzel bir güne uyanmayı diledim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder